Kısaca egzersiz
İnsan vücudu milyonlarca yıllık evrimi boyunca hareketli
bir ortama uyum sağlamıştır.. Bu yüzden modern çağın hareketsizliği,
bizi yıkıcı bir hastalık gibi etkilemektedir. Hayatı ve hayat kalitesini
tehdit eden şeker, hipertansiyon ve diğer kalp ve damar hastalıkları,
sindirim sistemi bozuklukları hattâ bazı kanser türleri gibi hastalıklara
yol açabilmektedir.
Buna karşılık egzersizin, başta moralimiz olmak üzere
faydalı etkileri hemen görür. Dolayısıyla yaşam kalitesi yolunda, sigaradan
sonra ilk ele alınacak program egzersiz olmalıdır. Biz, egzersizi hayatınızın
rutini içindeki keyifli bir alışkanlık hâline getirmeyi amaçlıyoruz.
Niçin egzersiz?
İnsan vücudu milyonlarca yıllık evriminde, masada veya
televizyon karşısında oturmak, araba sürmek veya asansöre binmek için
tasarlanmadı... Vücudumuz bizden hâlâ, bütün gün koşmamızı, tırmanmamızı,
atlamamızı, hiç olmazsa yürümemizi bekliyor. Bekledikleri olmayınca
da önce üzüntü, depresyon sinyalleri veriyor, arkadan da şeker, kalp,
inme gibi hastalıklara yakalanıyor.
Şu anda bile, sizi hafifçe zorlayan bir egzersizi beş-
on dakika yapsanız, salgılanan endorfinlerin neşenizi arttırdığını fark
edebilirsiniz.
Egzersize başladıktan hemen sonraki günlerde atardamarlarınız
elâstikiyet kazanır, kan basıncı düşer. Egzersiz yaptığınız günler,
egzersizden 18 ilâ 24 saat , vücudunuz ürettiği insüline karşı hassaslaşır,
kan şekeri seviyeleri kontrol altına girer ve şeker hastalığına yakalanma
ihtimali azalır. Ocak 2001’de Annals of Internal Medicine dergisinde
yayınlanan bir araştırmada, 5 000 şeker hastası kadın arasında tempolu
yürüyüş yapanlarda kalp hastalığı ve inmenin %40 daha az meydana geldiği
gözlendi. Houston’daki Baylor Tıp Fakültesi’nden Doçent Dr. Ken Goodrick,
“Eğer herkes haftada birkaç saat egzersiz yapsaydı, Tip 2 diyabet diye
bir hastalık olmazdı” diyor. Tip 2 diyabet, yetişkinlikte ortaya çıkan
en yaygın şeker hastalığının adıdır.