(Gözde diabet tahribatının başlangıç evresi-
Osaka Medical College Opthalmic Library)
Diabet, diğer adıyla şeker hastalığı, sık görülür ve ciddî sonuçlara
yol açar.
Pankreasın ürettiği insülinin yetersizliği veya etkisizliğinden
kaynaklanır. İnsülin olmayınca, besinlerle aldığımız şeker ve diğer
besin unsurları, ihtiyaç duyan hücrelere giremez. Böylelikle, hücreler
şekersizlik çekerken, kanda şeker normal değerlerin üstüne çıkar. Kanda
şekerin çok artması, “zehir” etkisi yaratır ve vücudun tüm hücrelerini
tahrip eder.
YAVAŞ AMA KESİN TAHRİBAT
Bu tahribat, çok yavaş ama “kararlı”dır. Yavaşlık, “düzeltme
fırsatı” açısından iyidir. Ama kötü yanı, şeker hastalarında şekerin
önemli bir zararının olmadığı hissini yaratması ve hastalıkları konusundaki
vurdumduymazlıklarını artırmasıdır. Oysa şeker, “azimli bir düşman”
gibi, vücudu içten içe, sessizce çürütür. Bu çürüme hem yaşam kalitesini
bozar, hem ömrü kısaltır.
Tahribatın etkilemediği organ yok gibidir. Ama en büyük
tahribat, damarlarda olur. Erişkinlerdeki görme kaybının başlıca nedeni
şekerdir. Ayrıca katarakta ve glokom dediğimiz göz tansiyonuna da yol
açar. Böbrek yetmezliği ve üreminin en önemli nedenlerinden biridir.
Şeker hastaları, koroner kalp hastalığına ve felce 2-4 kat daha fazla
yakalanırlar. Gangren yüzünden ayak-bacak kesilmesine neden olabilir.
İsteksizlik, sertleşmeme gibi cinsel işlev bozukluklarıyla karşımıza
çıkabilir. Sinir tahribatı yüzünden his kusurları, mide-barsak sorunları
gelişir. Pek çok cilt hastalığına çanak tutar.
ŞÜKÜR Kİ, TEDAVİSİ VAR
Bir yüz yıl önce şeker hastalığına yakalansaydınız, tıp
dünyası henüz insülinden haberdar olmadığı için, saydığımız tahribat
karşısında pek bir şey yapamayacaktınız. Ama diabet artık tedavi edilebiliyor.
Ağızdan alınan ilaçlar var, insülin var ve nasıl bir yaşam biçimi değişikliğinin
hastalığı önleyebileceğini ve iyileştirebileceğini biliyoruz.
Yine de, titiz bir yaklaşımla, tedavinin tüm gereklerinin
yerine getirilmesi bile tahribatın sıfırlanmasını sağlayamamaktadır.
Ne yazık ki, ağızdan alınan ilaçlar mükemmel değildir. İnsülinle ise,
vücudun ihtiyaca göre salgılamasını yeteri mükemmelikle taklit edememekteyiz.
İyi haber: Şeker önlenebilir bir hastalıktır
Ama, şeker hastalığına “yatkın” biriyseniz ya da “gizli
şeker” iniz varsa, hastalığın ortaya çıkmasını önleyebilirsiniz. Son
zamanlarda bu konuda pek çok çalışma yapıldı ve yapılmaya devam ediyor.
Bunlardan birinin
özetini sitemizde bulabilirsiniz.
Kimler şeker hastalığına daha yatkın?
Belki bunu cevaplamadan önce, şeker hastalığının 2 tipinin
olduğunu hatırlatmalıyız. Tip 1 dediğimiz, “genç tipi” şeker hastalığı
10-14 yaş civarında ortaya çıkar. Tip 2 dediğimiz “erişkin tipi” şeker
hastalığı ise genellikle 40 yaşın üstünde görülür. Erişkin tipi şeker
hastalığı, tüm şeker hastalarının yaklaşık %90’ını oluşturur. Biz, bundan
böyle, “şeker hastalığı” derken, aksini belirtmedikçe erişkin tipi şeker
hastalığını kastedeceğiz.
Bazı kişiler şeker hastalığına daha yatkın. “Risk faktörü”
dediğimiz özellikleri taşıyanlar diabete daha çok yakalanıyorlar:
-
Bunlardan ilki, ailede ve kan yakınlarımızda şeker
hastalarının bulunması.
-
-
Kilo kadar önemli bir başka faktör de, yağın vücutta
daha çok nerede toplandığı. Kilo normal bile olsa, bel çevresi 102
cm’i aşan erkekler ve 88 cm’yi aşan kadınlar çok riskliler. Bel
çevresi 94 cm’yi aşan erkeklerle, 80 cm’yi aşan kadınlar ise dikkat
etmek zorundalar.
-
Ne kadar hareketsizseniz o kadar risk altındasınız.
-
Yüksek tansiyonlularda ve kolesterol sorunu olanlarda;
gebeliğinde şeker sorunu (gestasyonel diabet) yaşayanlarda şeker
hastalığı daha çok görülüyor.
-
Son risk faktörü de yaş. Yaş arttıkça risk artıyor.
Fakat çağımızda şeker hastalığı salgın denilecek oranlarda arttı,
bu da hastalığa yakalanma yaşını epey aşağılara çekti.
Bu risk faktörlerinden ne kadar fazlasına sahipseniz,
sizin için tehlike o derece büyük. Yukarıda saydıklarımızdan biri, hele
birden fazlası sizin için geçerliyse şimdi söyleyeceklerimizi daha bir
dikkatle okumalısınız.
Gizli şeker on yıl kadar sürüyor
Şeker hastalığına yatkınlığı olan, yani az önce sıraladığımız
risk faktörlerini taşıyanların bazısı şeker hastası olurken bazılarında
hastalık çıkmamaktadır. Ama, işin ilginç yanı, hastalığa yakalananlarda
hastalık, yıllarca sessiz seyretmektedir. Kişi şeker hastası olduğu
halde hiçbir şikâyeti olmamaktadır. Bu sessiz dönem on yıl kadar sürmektedir.
Allahtan, bu sessiz dönemde şeker hastalığını (bundan
böyle gizli şeker diyelim) bazı tahlillerle ortaya koymak mümkün.
Bunlardan üç tanesi önemli. İlki ve en kolayı, kan şekerine
açken bakmak. (Açlık Kan Şekeri) Sonuç şayet 110-125 arası ise gizli,
126 ve üstü ise açık şeker hastası sayılabilirsiniz.
İkincisi, “şeker yükleme testi” dediğimiz bir testle,
tokken kan şekerine bakmak. 2 saatlık bu test sırasında, şekeriniz 140-199
arasında değerlere sahipse gizli, 200 ve üstü ise açık şeker hastalığınız
var demektir.
Daha az yaygın bir başka testte, özellikle “insülin direnci”ni
erken yakalamak için, açlık insülinine bakılmaktadır. İlk dönemlerde,
insülin düzeyi yüksek çıkacaktır.
Gizli
şeker hastalığının, açık şeker hastalığı haline geçisini önlemek mümkün
Bu yazının en mutlulukla yazdığım kısmı burası: Gizli
şeker hastalığının açık şeker hastalığı haline geçişini önlemek mümkündür.
Yukarıda belirttiğimiz gibi konuyla ilgili, tamamlanmış ve yürütülmekte
olan pek çok çalışma bulunmaktadır.
Bu çalışmalarda, kilo kontrolü, daha sağlıklı beslenme
ve daha hareketlilik yönünde yaşam biçimi değişikliği sayesinde, çalışmaya
katılanların beşte üçünde şeker hastalığı önlenebilmiştir. Bazı ilaçlar,
yaşam biçimi değişikliği kadar olmasa da, önlemede yarar sağlayabiliyor.
Kaldı ki, yaşam biçimi değişikliği ile ilaç desteğini birlikte gerçekleştirmek
mümkündür.
dr. pozitif, önleme çabalarınızda yanınızda
İç hastalıkları uzmanı, beslenme uzmanı, egzersiz uzmanı
ve klinik psikologdan oluşan drpozitif ekibi,
- Şeker hastalığına yatkınlığınızın değerlendirilmesi,
- Gizli şekere yönelik testlerin yaptırtılması,
- Genel olarak sağlığınızın değerlendirilmesi,
- Sağlıklı beslenme rehberliği,
- Hareketliliğin artırılması ve egzersiz rehberliği,
- Stresle başetme ve sorun çözme yetkinliğinin artırılması çalışmalarıyla
şeker hastalığını önleme çabanızda size destek olur.
Yaşama sevinciyle taçlanmış, daha sağlıklı, daha uzun,
daha mutlu bir yaşam dileğiyle...

Bu
sayfayı ziyaret edenler, şu sayfaları da okudu:
Diyet
ve egzersiz: Erişkin şeker hastalığı önlenebilir mi?
Refah Toplumunun Ölümcül
Dörtlüsü: Şişmanlık, şeker hastalığı, yüksek tansiyon
ve dislipidemi.
Özel Dosya: Yaşam kalitesi
için HAREKET!
Yaşam tarzının sağlığınıza etkisi için sitemizdeki "Can
neden gelir? Neden gider?" ve "Önlenebilir
ölüm sebepleri" yazılarına bakınız. Beden Kitle İndeksinizi
BKİ hesap makinesinden kendiniz hesaplayabilirsiniz.
Benzer konular için Arşiv'e
de bir göz atın...