| |


|
Yaşam Kalitesi İçin: HAREKET!- Devam- Dr. Ömer Dönderici
OKSİJEN: HÜCRELERİN HAYAT ÖPÜCÜĞÜ
Yaşamı basite indirgeyebiliriz: 75-100 trilyon hücre, genlerin tanımlamaları
doğrultusunda, rollerini oynuyor. Ama bunun için enerjiye, kaloriye ihtiyaçları
var. Enerji için de yakıta ve bunu yakacak oksijene.
Özellikle tarım devrimi, yakıtı bir sorun olmaktan çıkardı. Tam tersine,
gereğinden fazla depolara sahibiz. Ama oksijen için durum farklı. Olağanın
biraz dışına çıkınca, soluduğumuz oksijen yetmeyebiliyor. Aslında işler
iyi giderken bu da çok önemli değil. Refah toplumu, olağanın dışına çıkmamızı
pek gerektirmeyebiliyor.
Ne var ki, yaşla giderek artıp sağlıksız beslenme ve yaşamda hareketsizlikle
körüklenen damar sertliği, işleri karıştırıyor. Sertleşen, daralan, tıkanan
damarlar, hücrelere gerekli oksijeni iletemiyor. Üstüne üstlük, böyle
bir durumda ihtiyacın birazcık artması, insanı ölüme kadar götüren olaylar
zincirini tetikliyebiliyor.
Egzersiz, bir çok mekanizmayla oksijen ihtiyacının daha iyi karşılanmasını
sağlıyor:
- Her şeyden önce, egzersiz, daha etkili solunuma imkân sağlar. Bunu
bir yandan göğüs körüğünü, yani solunuma katılan göğüs ve böleç (diyafram)
kaslarını güçlendirerek yani akciğerin solunum kapasitesini arttırarak;
bir yandan da, gaz değişiminin verimliliğini arttırarak başarır.
- Solunumla daha çok oksijen alınması yetmez. Bunun, ihtiyaç duyan
dokulara iletilmesi gerekir.
- Egzersiz, oksijeni kanda taşıyan hemoglobinin kan yoğunluğunu,
dolayısıyla da oksijen taşıma kapasitesini artırır.
- Egzersiz, kalp pompasını güçlendirmesi sayesinde, her bir atımda
daha çok oksijenlenmiş kanın pompalanmasını sağlar.
- Oksijenlenmiş kanı, oksijen ihtiyacı duyan hücrelere taşıyan
atar damarların çapını arttırır. Çapı artan damarlar arasında
tabiî ki kalbi besleyen koroner damarlar da vardır. Damar esnekliğindeki
artış, bütün bu iyi haberlere eklenir.
- Yeni kılcal damarların açılmasını ve yeni damar oluşumunu tetikler.
- Egzersiz, nihayet, ihtiyaç duyan hücrelerin oksijeni alma ve kullanma
yeteneğini artırır.
Sayılan yollarla oksijen talebinin daha iyi karşılanması kapasitesi,
bize, çeşitli zorlamalarla daha iyi başetme gücü verir: Sağlıklıyken
efor kapasitemiz artar; merdivenleri uçarak çıkabiliriz, daha uzun sürede
yorulur, yorulunca da daha hızla toparlanabiliriz. Hastalıklara direnme
gücümüz de artar. Kansızlık, kalp ve dolaşım sistemi hastalıklarına
daha iyi direnebilir; damar sertliğiyle (koroner kalp hastalığı ve felçle)
daha kolay baş edebiliriz. Tüm hücrelerin oksijensizliğe duyarlığı göz
önüne alınırsa, iyi oksijenlenme kapasitesi, tüm vücut bölümleri ve
tüm vücut işlemlerinin daha iyi yürümesi anlamına gelir.
|
|
|